Sık Sorulan Sorular

Sorular, bildiğiniz sorular ama yanıtlar ve çözümler çok farklı!
Beklentilerin soruları ne kadar değiştirdiğini gözlemleyin!

Yazılım mesleğinde olunca ilk sorulan soru "web siten var mı?" sorusu oluyor... 
Çevremizde ki kişiler mesleğimiz ile alakalı neler yaptığımızı yada neler yapabildiklerimizi görmek istiyorlar... 

Serüveni anlatmak gerekirse 2005 yılında bilaldemir.com domain adını almak ve web sitemi açmak istedim. 
İsim sorgulaması yaparken O da ne ?  ekranda kırmızı bir yazı "Bu domain satın alınmış, zaten kullanımda." mesajını görünce hayda bu da mı başıma gelecekti ile bir hayal kırıklığı yaşadım.
(Girişimci, domain sorgulaması yapan webmaster'lara selam olsun. Bu duyguyu onlar defalarca yaşıyor.)

Sonuçta kos koca Türkiye'de tek Bilal Demir adına sahip kişi ben değildim ve benden önce başka bir adaşım tarafından satın alınmış olması da gayet tabi doğal hakkıdır. 
Yeri gelmişken belirteyim. .com, .net gibi domainlerde ilk gelen alır kuralı var. Uygun tabir olacak ise önceden isim kapmak deniyor.
Bu hayal kırılığı üzerine arada bir domain sorgular acaba süresi ne zaman dolacak diye kontrol ederdim. .net yada .com.tr gibi uzantılar mı alsam diye düşürken olacaksa .com olmayacaksa hiç olmasın diye deli inadı gibi bir hırsa kapıldım nedense.
Tabi satın alan kişiye de bu domaini bana satar mısın ? Benim adım da Bilal Demir demedim. Sadece domain süresini takip ettim. 2006  yılında hosting bağlantısı kopmuş olmalı ki web sitesine erişilemiyordu. Ama isim hakkını uzatmıştı 2007 yılında yine süre uzatması yaptı.
yıl 2008 oldu yine süre uzattı. ve 2009 yılında sanırım bu isimi artık kullanmayacağını düşünerek ödeme yapmayıp domain hakkının üzerinden düşmesine izin verdi. 2009 yılına kadar kovaladığım domain ismimi bu güne kadar düzenli aralıklarla süresini yeniliyorum.

Asıl konuma geleyim. 2009 'dan bu güne kadar web sitemde içerik yayınlamayı çok istedim. Hatta bir çok kez wordpress yada özel tasarım çalışmalarım ile denemeler yaptım. Fakat işin özü yayınlamaya değer yeterli içeriklerim yoktu. Biraz da Terzi kendi söküğünü dikemez modundaydım. 

Fakat bu mecranın tozu ve dumanı içinden gelen birisi olarak 2019 yılında neden web sitesi açmalıyım sorusunun cevaplarını kendi içimde verdim. 

Eğer web içeriklerim yararlı oluyorsa bu soru yanıtlanmıştır. Başka soruya geçelim... 

İçerik yayılamak ve hızlıca bir web sitesi oluşturmak için CMS (content management system ) İçerik Yönetim Sisteminlerinden her hangi birini seçebilirdirim. Hatta en popüler ve en yayın olan wordpress dahil neden kullanmadım.

Önce hazır bir web yazılımı kullanırsam nelere sahip olduğumu bir düşündüm.

- Adamlar binlerce satır açık kaynak kod yazmış sen onlardan daha mı profesyonel bir şey ortaya koyacaksın ki dedim,
- 2 saatte tüm içerik yapılandırmasını (configuration) hazır edersin, başlarsın içerik üretmeye dedim,
- ne var yani internette bir sürü eklentisi var ihtiyaç olanı kurarım dedim,
- tema mı? üff sıkılırsam başka bir temaya geçerim ortalık tema dolu dedim,
- kendi temamı bile yazarım dedim, hatta tema yapıp satsam mı ki diye de aklımdan geçirdim.
- wordpresste ihtiyaç duyduğum eklentiler yoksa bile kendim yazarım dedim,
- mySql ve php'nin tozunu dumanına katarım birazda böyle düşün, bu daha iyi sanki dedim. 
- çok profesyonel bir çalışma için gerekirse ücretli tema satın alır yürür giderim dedim.
- wordpress de her şey kontrol altında yorum sistemi vs oturmuş düzen var. kur eklentiyi geç karşıya dedim.
- buraya yazamayacağım kadar daha şey dedim...

tabi bu ve buna benzer lafları ederken Wordpress'in korsan eklentisi,teması ve diğer tüm bileşenleri üzerinden gizlilik ve güvenlik tehlikelerinin hangi seviyelere ulaştığını bilen bir kişi olarak da düşündüm.


Sonra hazır bir web yazılımı kullanmak yerine kendi web sitemi kendim oluşturursam nelere mağruz kalacağımı düşündüm...

- bir tema olmayacağı için CSS ile tasarım kodlamam gerektiğini,
- web sitenin ana omurgası meydana gelsin diye HTML ile sayfa sayfa tasarım çıkaracağımı,
- dinamik bir web sitesi yapacağım için bu için içinde bir programlama dili seçmem gerektiğini,
- içerikleri veri tabanında tutmak için veri tabanı tasarlamam gerektiğini
- içerikleri arama motorlarının anlayabileceği dile getirmek için seo çalışmam gerektiğini
- kendi ihtiyaçlarıma göre sınırsız şeyler yapabilecek iken ortaya karışık çorba yapmamam için hedefimin çerçevesini çizmem gerektiği,
- ihtiyacım kadar yönetim paneli yazmam gerektiğini,
- yönetim panelinde gelen mesajlar, yorumlar, içerik oluştur, düzenle, sil, listele, vb. sayfaların hazırlanacağı,
- mailler için düz metin göndermek yerine, e-posta şablonları tasarlamayı,
- içerik yüklemek için upload sistemi oluşturmayı,   
- gerektiğinde Photoshop - Illustrator kullanıp grafik hazırlamam gerektiğini,
- geliştirdiğim yönetim panelini test etmem gerektiğini,
- wordpress gibi kurulum adımları olmayacağı için manuel olarak sunucu yapılandırması yapmam gerektiği

tabi böyle kafamda şu yapılacak bu lazım, bu lazım değil, bu olmazsa olmaz, bu ihtiyaç, bu uzun sürer, bu basit ... diye devam ederken yoruldum.


Bu konuya 1-2 hafta ara verdim.
Sonra hazır yazılım ile kendi web yazılımım üzerinde son bir karar için kağıt kalem önümde oturdum masanın başına...

Wordpress saygı duyulacak kadar büyük bir yapı haline geldi. Bugün "wordpress ecommerce" CMS yapılara e-ticaret eklentileri ile yapılmayan iş yok derecesinde...
Üstelik çok güvenilir açık kaynak kod, Eklentiler var, temalar var, kur hemen içerik üret...

- Peki bu kadar detaya ihtiyacım var mı ? YOK! 
- Yazıdığım yazılım çok mu güvensiz olacak ? HAYIR!
- Bu zamana kadar öğrendiğim bilgiler çöp mü olsun? HAYIR!
- İstediğim görsel çalışmayı çıkarabiliyor muyum? EVET! 
- Grafik konusunda eh işte miyim ? EH İŞTE!
- Veri tabanı konusunda tut dediğimi TUT, bırak dediğimi BIRAKtırabiliyor muyum? EVET!
- Teması, eklentisi, yasal lisansı yok dıdısının dıdısı başım ağrıyacak mı? HAYIR!
- Web sitemi kodlarken özgür müyüm ? Sol elimle sağ kulağımı tutsam da oluyor mu? OLUYOR! 
- Canımın çektiği gibi orasını kaldır, burasını yatır yapabiliyor muyum? EVET!
- Canım istemez ise "yeter bu kadar kodlamıyorum" diyebiliyor muyum? EVET!
- Biri sorarsa web siten wordpress mi diye ? "O da ne lan ?" diyebiliyor muyum? EVET!
- Yönetim Panelimden kendime bile mail atabiliyor muyum? ATAMAK ne ki? FIRLATIYORUM!

Çok gaza geldim dimi, öyle değil işte...

son kez sordum kendime, "ADAMLAR YAPMIŞ , AMERİKAYI BAŞTAN MI KEŞFEDELİM?" 
- "BEN AMERİKA'DA HİÇ YAŞAMADIM" dedim ve İşin özü kendi emeğimle kendi çalışmamı üretmeye karar verdim.
UÇTAN UÇA bir geliştirmenin tüm süreçlerini omuzladım. Bu demek oluyor ki "GECE YATMAK BİLMİYOR GÜNDÜZ KALKMAK BİLMİYOR"  deseler haklılar.

Zaten, şurada az bir kodlama kaldı onu da bitireyim yatacağım! :)
Web sitemin bilaldemir.com domainini satın aldığım gün kendime dedim ki, bir web sitesinin logosu olur sen ne kullancaksın ?
1-2 hafta kağıt kalem üzerinde BD harflerinden kombinasyonlar ile beni yansıtabilecek, anlamlı ve görsel olarak benimseyebileceğim çizimler denemesi yaptım.
ilham gelsin diye google görseller üzerinde BD logo çalışmalarına göz attım.
Benim için daha önemlisi logo için kullanacağım renk seçimiydi. Photoshop renk paletinde bayağı bir renk tonu üzerinde gezindim.
Hatta renk seçiminden o kadar sıkıldım ki tüm renkler sanki bana göre değilmiş gibi geldi, bilgisayarın makine dili gibi (0 ise siyah, 1 ise beyaz) yap gitsin gibi ruh haline girdim çıktım :)
Sonra bu iş çok uzadı sonsuza doğru gidiyor dedim ki ∞ sonsuz işaretinin iki yanına || çigi ekledim. birde baktım ki |∞| (bd harfleri içerisinde sonsuz döngüyü) yakaladım ki yazılımcılar döngü yazarlarken sonsuz döngüye girmeyi istemezler.
Bu sonsuzluk işareti ve sonsuz döngü benim için yazılımsal olarak bir anlam bütünü oluşturdu. Daha sonrasında |∞| bu taslak çalışmayı dikey olarak çevirdiğimde ortaya bir kum saati oluşturuyordu ki, biz yazılımcıların "Yükleniyor, Bekleyin" mesajları içerisinde en sık gördüğümüz simge idi. 
Sanki benimseyeceğim iconlar bir çırpıda oluşuyordu. üstelik soyadımın DEMİR olmasını da maden anlamında güçlü bir bağlamda kullanmak isyiyordum ki 
|DEMİR| iki demir çubuğu arasında soy ismimi konumlandırdığımda benim için çalışma tamamlanmıştır.
Görsel bütünlüğümü yakalamış mesleğimden kesitleri içerisinde hidden olarak serpiştirmiş ve kendi içimde anlamlandırmıştım.

Tekrar renk konusuna gelirsek, istediğim rengi bulmam biraz uzun sürdü ama şuan ki rengi benimsedim. Üstelik Illustrator üzerinde grafiker arkadaşımın desteği ile logo çizimini tamamladık. Kendisine buradan bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. @MelihSuren

sonuç, mükemmel...









T.Y.F.' nasıl bir araya geldi, kısaca öyküsünü anlatayım. 

Bir gün, yazılım uzmanı arkadaşım @IskenderBoynuz ile oturup sohbet ediyorduk, meslektaş olunca konu teknolojiler ile başlıyor. Teknolojiden bunaldığımızda ise yaşamın içerisine kaçmamız gerektiğini aslında özümüde doğa ve yaşam olduğunu, teknolojiye bu kadar saplantılı olmanın bizi yaşamın güzelliklerinden kopardığını düşünüyorduk. Tam da bu noktada olan bitenin farkında olmadığımız için farkındalığın önemini fark ettik. 

Bu konuyu basit düşününce;

Hayatımızda hızla giren ve vazgeçemdiğimiz teknolojinin aslında "İhtiyaçları kolaylaştırmak" olduğunu,
İnsan ve doğa arasındaki yaşam mücadelesinde ise  "Bütünü ve birlikteliği korumak" olduğunu ve en önemlisi, her an olan biteni açık bir bilinç içerisinde görebilmeyi "Detaylara karşı duyarlı olmak" olduğunu 
çıkardım.

Kendime motto (parola) olarak da bu üçlüyü belirledim.

Teknoloji: İhtiyaçları kolaylaştırmak...
Yaşam: Bütünü ve birlikteliği korumak...
Farkındalık: Detaylara karşı duyarlı olmak...


Example

Leave your email address and we will notify you about all the news and developments. Stay with us!